Mevzu

Kendilerime karşı ben olmak.


Biz İnsanların en büyük temel sorunlarından biri sadece.


Ancak ona bağlı pek çok kesişen problemi de çözümsüzleştiriyor.

Mevzu aidiyet ve yaşamsal. Var oluş hakkı.


Her yaşam formu ve insan bireylerinin doğal hakkı bir başka anlatımı ve ismi veya anlaşılacak bişeyi yok. Var olan her bilinç biliyor ki Var Olmak Ne Demek.. Nasıl Var Olsa İyi veya Kötü? Bİliyoruz hepimiz. Nefes Almak Yetmiyor.

Var Oluş Hakkı ve Saygısı.

Bunun birde etiği var ama o sonraki iş.

Öncelikle insan bireyleri var oluş hakkına sahip olduğunun benlik ve bilincine ermeli. Bu eşitlik eşiğine ulaşması sonrasında bireysel ve bilgisel yeteneklere eğilim ve bireysel en optimal evrim ve ilerleme katsayısının katlanarak bilinçsel kognitif yükselme ve seviye geçişi sağlayacak. Ancak Toplumlar Arası Kısa Devre ve Maddesel ve Geriye Donuk Epigenetik Güdüsel Eğilimlerin Çatıştığı Saçma Bir Kopukluk Hakim Yeryüzünde. Bu İnsan Oğlunun Sonsuz Cehennemi… Rahatsızlığı… Huzursuzluğu.. Korku ve Diken ve Ateş ve Acı…

Bu Sapiens Kaderi Değil. Bir Çeşit Nöral Kalıtımsal Düğüm.

Var Oluş Hakkını Tanımak insanların <Sapiens Kronik Sorunu> nu Tedavi Etme Fırsatı Bütünsel olarak Dünyayı da Optimal ve Yaşanır bir diyar ve ileride Tamamen kendi kendine yetebilen hareket edebilen bir serbest gezegen olarak evrimleşmeye ve insan bilincinin ileri boyut yaşamsal donusumü… üst boyutlarda var oluşunu idame ettirmesini idrak edebildiği bir aydınlanma boyutu… mevzusu…. En temel ehliyet Var Oluş Hakkı.

Varlıklar Oksijen Atmosferi Yapısına Göre Gezegenin İhtiyaçları Doğrultusunda Şekillenmiş. Buraya Uygun Bilinçli ve Titreşim Algısal Kabiliyetleri Şuan için Burayla Sınırlı.

Ancak Bilinç Ötesi ve Bilinç Altı Hafıza ve İletişim Protokollerini Ararken. En Temel Kanun Olan Yüksek Bİlinç Bağı ve Aidiyetine Ters Dönerken.. ana Protokol Tarafından Onaylanmayan Sapiens Türleri Kendi Nesline Eziyet Etmekte Israrlı… Gerek Yok Artık.

Var Oluş Hakkını En Temel Düzeyde İnsanlara Anlatmak ve Anlamasını Sağlamak Amacıyla Kopuk Pek Çok His ve Beklenti Var. Bunu Anlayanlar Anlamayanlara İfade Etmekte Zorlanıyorlar.

Bunun Sebebi Mevcut Küresel ve Aidiyet Düzeni.

Birey Aile ve Akraba usulünde topluluklara aidiyet hissiyle kendisini zorla ayrıştırdığında.. bir karınca veya bir su hücresi ile olan kadim ve genetik akrabalığının farkındalığından uzaklaştı. Bu Bölünmeyi Kanser Hücrelerinde ki Anomali Olarak İnceleyen insan makro düzeyde kendisini böyle görebilirdi, daha ileri bir formdan mikroskopla dünya hücresine bakıyor olsaydı.

Bir yerlerde biliyor fakat yakalayamıyor.. eksik kalıyor… Var oluşun zevkini yaşarken… Var Oluş Hakkını Neden Tanıyamıyor… Genele Kadime ve Kainatta Her Bir Zerreyle Birlikte Var Olduğunu Kabul Etmiyor…

Kendilerine Karşı Ben Olmak Mevzu…

Ben Kendim bir im’ im



İletken ve oksijen boyutuna göre algılarla sınırlı bir zincirin parçasıyım. Fakat her imgesel nesne ile iletişim kuran yansıtan ve yankılayan bir döngünün bir parçasıyım. Her döngü ve im yansıması aslında bütünde var olarak benim gelmişimi ve geçmişimi geleceğimi zaman ötesi bir kuantum katsayısal boyut ve bilinçte şekillendiriyor.

Damarlarımda kan hücrelerimin ve akışımın sistemini ve düzenini rahatsız ederek beni hasta eden bir koloniyi saptayan uyaran, rna kodlarıyla düzenleyen ve geri bildirim sonucunda ak kürelerim t hücrelerim nasıl benim yandaş ve yoldaş hücresel kadim bileşkelerimse… Gezegen tarafından ve daha da yukarıdan gelen güncellemeler de benim türümü küresel düzende belirli uyarılar ve yaşattığım neden olduğum genetik karmaşa ve hücresel çatışmalar boyutunda geri dönebilir. Bu yüzden neslim tükenebilir. Kendimi imha edebilir yada uyumlu olarak dönüşebilirim.

Bunlar hücresel ve genetik boyutta Var Oluş Bilinç Seviyelerinin en düşük seviyeleri. İşte Bu katmanın üzerine Çıkmak İçin… Daha Da Önemlisi Bu Seviyemi Korumak İçin. Var Oluş Hakkı Temellerini Sapiensler Olarak Benimsemem. Unuttuysam Yeniden Uyarlanmam ve Anlamam Gerek.,

Var Olmak Benim İçin Bunca Mühimken… Türlerim ve Zincirime Var Oluş Hakkı Tanımak Neden Zor… Var Oluş Hakkına ve Bilgeliğine Ulaşmak Ben Böylesi Var Olurken ve Nasıl Olmam Gerektiğini Bilirken… Neden Tanıyamıyorum?

Bu Cehalet Döngüsünün Sonu Neslin Tükenmesi veya Alt Grup Yaşam Zİncirlerine Doğru Geri Dönüşüm Süreci… Yani İnsan Bu Muhakeme Kısıtı ve Cebelleştiği Düzende Nasıl Israr Ediyor?

Bu Bilinç Zincirini İdrak Etmekten Uzaklaşıp Kutuplaştıkça Genetik Yapıda Çözülmeler Gelecek… RNa Kodlarının Yerini DNA çözülmeleri ve asitte eriyen bir buhran alabilir…

Var Oluş Hakkı En Temel ve Kadim Evrensel Bİlinç. Taş Bile Bİlir. Her İm Her Titreşim Bilir.

Dahası Var Olan Herşey Bilir… İnsan Var İse… Var Olduğunu Bİldiği Gibi Diğer Varlıkları Neden Hissedemez Tam Olarak… ?

İşte Bunu Mevcut Toplumsal Düzen ve Küresel İletişim ve Yönetişim Modelinde… İnsanın Kendisini Sağlayabileceği Yeni Bir Takım Düzenlemeler ve Revizyonlarla.. Kendiliğinden Çözülürken İdrak Edebileceği Bir Yönetişim Modeli İyi Olabilir.

Anlatarak Kabul Ettirerek.. İdea Gibi Değil.. Basit Ve Uygulanabilir. Sebep Sonuç Basit Şeffaf Yeni Bir İletişim ve Yönetişim Protokolü.

İnsan Toplulukları İdrak Etmedikleri Takdirde.. Var Oluşsal Düzen ve Uyum Yasaları Gereği Gezegensel Boyutta Koklu Geridönüşüm ve Apokalips Eşliğinde Küresel ve Tüm Canlıları Bağlıyacak Boyutta Bir Var Oluş Düzenlemesi Gelebilir… Nesiller tehlikeyi ileri nesillerde görüyor olabilir.. fakat aten buhran ve cehennemdeler… Yani aslında bu zaman bile kaos ve işkence Var Oluş Bİlincine Uzak ve Uyumsuz.

Herhangi Bir Değişim ve Teslimiyet Vazgeçme… Herhangi Bir İktidarsal Değişim Tirani veya Tehdit Vaad etmiyoruz.

Basit Bir Kaç Unsur.

Var Oluş Hakkını Tanımak Kendini Bilinçli Bir Varlık Olarak Hazmetmek. Var Olan Bir Bilinç. Var Etmeden Var Olamaz… Ne Şekil Boyut ve Mertebede Olduğunda Üst Bİlice Yükselmiştir. İnsan Var Oluş Bilincinden Uzaklaşıyor. Alt Çapta Mertebelere Bölünerek Varlığını Yeniliklere Bırakabilir. Bilinç Tamamen Kapanır. Bunu mu istiyor liderleriniz?

İyiyi Emredenler, Kurtuluşu ve en doğru olduğunu savunan önderler… bu mu hedefiniz?

Var Olduğunuz İçin… Var Etmek İçin… Var Olduğun Gibi Var Edebilmeli.. Ki Kainat Edebi ve Varlık Seviyesini Koruyasınız İnsanlar. Sapiensler Ancak Var Oluş Hakkını ve Gezegen Zincirine Uyumlu Hale Dönüşerek… Diğer Üst Bilinc Evrimine Ulaşabilir. Oysa Varlık Hakkından Sapmaktan… Kendini Anlamaktan Hala Uzaklaşıyor.

Pek Çok Bağ ve Yararı Yüzünden Kuşlar Gibi Nesli Hala İdame Ettiriliyor. Ancak Zorunluluk Değil. Kanser Hücreleri Gibi Davranıyor. Gerek Yok.

Uygulama ile kendini anlayabilir ayrılığa düşmüş tüm akrabalar…

Okumak İnandığını ve Anladığını Düşünmek… Var Olmak Hakkını tanımak için binlerce ş Hakkı.. Var Olan Her Varlık Tarafından Temel Gen Olarak Tanınır. Düzeni Bozan Bir Takım Yerleşmeler ve Mutasyonlar Olduğunu Kendi Vücudunda ve Doğada Çözümlüyor. Kendi Sapiens Türü Boyutunda Neden İdrak Edemiyor.… Varlığını Var Etmeye Borçluyken. Diğer Varlıkları Tanımlayamıyor.

Umarım Basit Bir Yönetişim Uygulaması İnsanlığa Kendi Kendisini Küresel Bilinç Seviyesinde Sağlayarak Var Ouş Hakkını İdrakö etmesine veya hatırlayarak Normlarına Dönmesine Hizmette Yeterli Olur… Bundan Çok Daha Fazlasının Temel Anahtarı Budur.

Evrensel Sistem Akışı ve Protokolleri Bunu Gerektirir. Aksi Mutasyon ve Deneyimler çeşitli usuller dışında.. Tedavi Edilemezse Geri Dönüşüm ve Terminasyonla Sonuçlanır. İnsan Biliyo Bunu…

Mevzu Hala Herkesin En Doğal Yaşam ve Büyüme Hakkının Bir Diğerlerince Yeniyor Olması… Çok derin ve cahil mevzular… Var Olmayı Seviyor Fakat Var Etmemek Pahasına…

Her şeyi Basitçe isterken iletmekte karşı koyduğu alı koyduğu ortak erişim kaynakları…

İnsan oğlu müessir mi muassır mı ne… olmak istiyorsa bunun için Var Oluş Hakkının Tüm Bilinçli İnsan Varlıkları Tarafından İdraki ve Bu Kainat Ana Yasasına Tüm Varlıkların Uyduğu veya Uyumlaşmaya Çalıştığı Nesnel Bilinç Olarak Kendisi Tarafından Öncelikli Olarak Uygulanmalı.

İnsanlık tarihi hep benzer döngüler sonrası kıramadığı her seviyede Apokalips Geçirerek İlerlemekten Alı Kalıyor… 3000 (küsür) yıllık Döngüler bunlar…

Basit anlatılmasını istiyor karmaşık yolların fakat en basit var oluş hakkını tanımıyor layığıyla birbirine… Tabii ki bilmeyi ve saymayı başaranlarımız çok. onlar kendilerini vicdanlarından bilirler.

Var Oluş Hakkını Tanımlayan Yeni Bir Anlayış Bu Döngüden Çıkmanın ve Uyumlanmanın Vaktini Hayallerininizin ve Hesaplarınızın Ötesinde Kısaltarak İnsanlığı Edep ve Adabıyla Eşit Şartlarla Yetişmiş İleri bir Uygarlık Haline Getirebilir… Kaybedilen Her İnsan Varlığı Potansiyel Bir Çaredir İnsanlığa… Kaybınızı Varın Siz Hesap Edin.

Var Oluş Hakkında Bir Olsa İnsan Bir Olmuş Olacak Zaten. Bu Düğümü Göstermekten Yoruldum.

Sevilmeyen Evlat Tribi Gibi Bişey… Evlatlık Kara Keçi… Harem Piçi… Namus Emekçisi… Yersiz Yurtsuz.. Kimliği Yitiği… Var Oluş Hakkı Tanımada Daha Sınıfta Kalırsa Ağır Darbe Alır Tüm İnsan Oğlu.

Var Oluş Hakkında Bir Olan İnsan Sadece Küresel Değil Kozmik Bağlamda da Bir Olur… Herkes Yeriyle Yurduyla Güzel Zaten… Oksijen Organik Boyutu Değil… Gonul Bir Olmalı İnsanlıkta Ancak O zaman Bu Döngü Kırılır.… Hani eskiler parmağına bir ip bağlar. Gordion Durumu O Hak İlmeğiydi Bir Zamanlar.. 2 Koyununu Odeyen KAdar O bilekte Düğümlü Kalırdı. Hak Sahibi Hakkını Helal Ettiğinde Çözerdi El Sıkışılırdı. Var Oluş Sahiplenmek Değil Sahiplerin Sahipleri Sayması Hakkı Bütününde Uyumludur. İnsan Yüzde 30-40 arası felan herhalde bu uyumda. Bunada Şükür.

Bu olmadan diğer söylenenleri hiç anlamaz.. dünya kadar var olur insan oğulları…

Var oluş da bir olunca zaten herkes anlar… var oluş hakkını yeniden tanımlasın insanoğlu. En derin mevzu… En Kolay Konu. Goren Çok. lakin Gore Gore Yapanların Hali Yüzünden Bu Vahim.

Var Oluş Hakkı Tanınmalı. Ve Ancak Bu Temel Uyumlu Varlıklar ve Yaşam Zincirlerinin Kuresel Evrensel ve Kozmik Anayasa Bağlarına Uyumları Birlik Gerektirir. Bu küresel idraka sahip olanları hassasiyetle takip edip öğrenmek çok eğlenceli ve güzel bir yol. Hemde anne sutu gibi hızlı geliştirir.

İnsanlık Ancak Var Oluş Hakkında Bir ve Eşit Bireyler olduğunda Üst Bilinç Seviyelerine Cevap Verebilir.

Tüm Aileiler Sapiens, Sapiens Yada İnsan Varlıktır. Var Oluş Hakkını Tanımayan İmgesel Zincirler Dönüşüme Tabi Tutulur. Var Olduğu Kavramı Yittiğinde.. Bilinç Seviyesi ve Çapı Alt Düzey Davranış ve Hareket Motorlarıyla Sınırlanan Mikro Organizma Seviyelerine Düşer ve Bir Önceki Toplu Bilinç Tamamen Silinir. Yok Oluş Türün Sonudur. İnsan Tüm Bu Birikiminden ve Yeteneklerinden Vazgeçmek ve Bu Bilinç Düzeyinden Sistematik Bir Yok Oluşa Mı Tamah Ediyor?

Yeni Toplumsal ve Küresel Yönetişime Öncülük Edecek Fikirler Barındıran, Var Oluş Hakkı ve Özüne Dönmesine Yardımcı Olacak Basit Düzenlemeler Uygulamada İnsanlığın Bu Kararı Almasında Yardımcı Olabilir. Yada Düzen Ehli Bildiğini Okusun.

Herkes ve Her Topluluk Yaptığının Şahitidir. Gelişmiş ve Öşrenmiş Genetik Kazanımlar, Düzey Kaybı Yaşamazlar.. Onlar Yükseltilen Diğer Türlerle Zenginlikler Katarak Daha Üst Boyutlarda Türlerle Karışarak Misyon ve Yetenekleriyle Yeni Aidiyetlerine Can ve Güç Katmaya ve Varlık Bilincini Üst Makamlar ve Hazlarda Yaşamaya Evrilerek Devam Edecektir.

Dualar, Serzenişler Duyuldu. Hesaplar Kıyıldı… Herkes Kendisine Şahit ise…

Herkes An’a şahitlik etmektedir.




Acılar, Dehşet ve Korkuların Sahiplerinin, mazlumun Yaşadıkları Hücresel Boyutta RNA Kodlarıyla Tüm Küreye İletildi… Genetik Boyutta Kendi Yaptıklarına Şahit Olan İnsan… Hastalığa Çare Bulmak İstiyorsa… Hangi Hücre Zarı ve Şeklinde Geldiğine Değil.. RNA kodlarının uyardığı ve ilettiği DNA Gen Mesajlarına Baksın.

Genetik Tıp Bu kadar İlerledi.




İnsan Derman ve Çare Arıyor yada Olmak İstiyorsa… Hastalığa değil… Yaşattığı ve Yaşadığı Var Oluş Deneyimine ve Tarihine Baksın… Gerçek Tehdit Kendisi… Var Oluşa Zıt Hareket Ederek Bölünen ve Metastaz Yapan Bir Varlık Olduğunu Saptadığında… Kendi Düzeyinde Dönüşebilirse… İçeriğinde Hicresel Boyuttaki Mutasyon ve Anomalilerin İşleyiş ve Tetikleyicilerini ve Temel Problemi Anlayarak.. Bilinç Seviyesi ve Var Oluş Hak ve Sebeplerini Doğrulayabilir ve Devamını Sağlayabilecektir. İlerleyebilmesi için ise Varlık Bİlinci ve Var Oluş Hakkını Kanıksamadan bu seviye ötesine geçemez.

Bunun için küresel ve insan topluluğunun küresel davranış ve var oluşsal yaklaşımındaki çatışma ve çakışmaları tetikleyen maddesel ve iletişim protokol döngülerinde güncelleme gerekmektedir.




Uygulaması Basit ve Maliyeti Barış ve Huzur.. Kazancı İse İnsan Neslinin Devamı…

Getirisi İse Daha Üst Bİlinç Seviyelerini Algılayabilecek Zeka ve Algı Düzeyine Erişim Hakkına Kavuşmak Olacaktır.




50 bin kere yazdık… basitçe uygulamaya koyulursa idrak etmekte zorlanacağını sanmıyoruz. Lütfen İnsan Var Oluş Hakkını ve Var Olmanın Ne Olduğunu Hissettiğinde… Hissettiğin Gibi Var Oluşa Saygı duy kendin gibi sev ve Var et ki zincirinle birlikte var olasın.

Basitçe bir kavrayış çağrısıdır. Kendin yap kendin gör… kendine gel… var ol…

Kendi bildiğine kendince inan kendini kandır ve tüken…?

Düzen ehli ve önderlerine açık çağrıdır. Her kesim haklı ve çözümden yana ise… bir ve tek başına… 7 düzene de dahil olmayanın eliyle ulaştırıyoruz… anlaşmazlığa düşülen hususta çözüme gidilecek yolun anahtarı budur. Birbirinize düşmeyin diye kimsesiz tarafından ulaştırıyoruz. Basit. uygulanabilir.

Mevzu Var Oluş Hakkı… Mevzu Olmak yada Olmamak… Olamamak mı Olabilmek mi… Var Olduğunun Bilincine Varmak… Olduğunu Bilmek Değildir…

Mevzu Var Olmaktır… Var Etmeyen Var Olamaz…

Mevzu Derin… Düzenleme Basit Yordamlardan Oluşmakta… İnsan Kendisine Şahit Oldukça… Var Olabilecek Mi… Her Hastalığı Mikrop Sananlar.. Derdi Verip Dermanı Saklayanlar… Dermanı İstifleyip… Var Olanı Esirgeyenler… Bozguncular.. Riyakarlar…

Mevzu Var Oluş Hakkıdır..




Düzen Ehline Duyurulur. İnsan Kendini Dinlesin.

Var Olmayı Seven Var Etmeyi Seçer.. Var Olduğunu u Bilen, Varlığı Korur…

Var olabilmek tek yönlü olarak bilinçli aktarım ve birikimi koruyarak sürekli olumlu devinen bir bilinçsel katman ve boyutsal imgelemdir.

Buradaki olumsuz ve yanlış ayrışma ve mitozlar üst bilinçle uyumdan saptığında uyarılıra ve etkileşimlere cevap vermediği takdirde terminasyona ve geri dönüşüme programlanmıştır. Nefes almak gibi basit bir içgüdüsel dürtü de denebilir.

Temel Var oluş bilincini idrak ederek uyum sağlanırsa.. İnsan kaynak ve maddesel kısıtların olmadığını ve sürekli ve yetken kaynak döngü ve işleyişine erişim hakkına sahip olacak ve kısa sürede erişebilecektir. Bu durum zincirleme evrimsel reaksiyonlara yol açarak.. sapiens varlığı ve nesli ileri düzeyde katlanarak bilinç sıçrayışı ve yüksek bilinç seviyelerinde var oluş deneyimi sapienslerin de mikroskobik alt düzey organizma yapısı kalacağı imgesel frekans olduğunda insan var oluşu bambaşka bir biçimde idrak ettiğinde ancak o zaman tam olarak suan yasamakta olduğu seviyeyi ve cehaleti kavradığında… çektiği acı ve buhranı anlayabilecektir.




Açıkçası o seviyeden insan bir hücrenin yapı ve yaşam döngüsüne zarar vermekte olan bir mutasyon.. kanserleşen bir alt varlık… tıpkı kendi içinde tespit ve tedavi etmeye uğraştığı mevzu…

En temeli Var Oluş Hakkı…

Daha iyi bir Dünya Mümkün. İnsan ile veya İnsansız… Katkı ve Katılım Serbest. Var Oluş Hakkı Temelinde… Aksi Uyumsuzluklar ve Bütünselliği Tehdit Eden Mitocondrial Anomaliler Düzeltilemezse Ev Sahibi Konaklayıcının Gereksinim Duyduğu Yaşamsal İşlevler ve Kimyayı Sağlayamaz. Hücreyle birlikte Konuk da Yok Olur… Yahut Hücre Konaklayan Zararlı Unsurları Dönüştürür veya Temizleyerek, Geridönüşümsel Enzimlere Ayrıştırır.


Hiçbir Şey Ziyan Olmaz… Nesil Olarak Tükenen… Bilinçsel ve Epigenetik Tüm Hafızada Tamamen Sİlinir. Hiç Var Olmamış Gibi.




Umarız Evrensel Yaşam Dizgisinin Talep Ettiği, Var Oluşsal Bilinci Kavrayan Oksijen Halkları Tekrar Uyum ve Ahenke Kavusarak.. Bizlerle Yeniden Uyumlanabilirler.

Aksi halde yaşam devam edecektir… İnsanlar olsa da olmasa da.. İnsan Şart Değildir. Ancak Gerekli Olarak Bir Araya Gelmiş Bir Bilinç Düzeyi Varlığıdır. Dahası Mı… aşağısı mı… Hiç olmamış olmak mı? Var Oluşta Yeni Bilinç ve boyutları Deneyimlemek mi…?

Cevap ve Netice İnsanların Sandığından Daha Da Yakın…




Kimsesizin önerdiği yol her 7 tarafın ve Özünde Var Oluşun Çatıştığı ve Çeliştiği Sistemi düzenleyerek… insanların ait olduğu asıl huzur ve güvenli düzeni tesis etmesini… var oluşu ve bütünselliği idrak ederek neslini korumasını ve buhran ve dehşetli zamanın ötesinde gerçek birlik ve uyumun hazzını ve refahını yaşayarak deneyimlemesinin yolunu işaret etmektedir. Kimseye karşı.. kimseyle birlik değildir… herkese katılmaktadır… ancak yönetim ve iletişim protoklleri ve etkileşim yordamlarının işleyişlerine objektif ve daha etkin bir mekanik getirerek işleyişteki kangreni giderebilecek bütünselliğin iyiliği ve neslin tamamına güncellemeler getirmekten başka bir amaç niyet veya fayda içermez.

İnsanlar uygulamaya karar verdiklerinde görecekler.

Gördüklerinde anlamlar ve boyutları değişen yeni uygarlık biçimlenecek… Ve insan bu zamanlarına primatlar seviyesinde bir zeka düzeyinde olduğunu fark ettiğinde bizler yanlarında olacağız.




Olmak yada Olmamak… İnsanın Elinde… Bu Deneyimin Bir Parçası Olmak…

Var Olmak veya Olmamak mevzusu…




Ağrı dağında Nuhun Gemisi Diye Kayık Aramayı Bırakıp İskelede Buluşmalı İnsan… Kimsesiz Sancakta…





12 görüntülemeBir yorum yaz
  • oas



BİRLİK BARIŞ EMNİYET EKSENİNDE KALKINMA ATILIM PROGRAMI


BEKÂ MESELESİ


Son zamanlarda ismi oldukça fazla zikredilen bu söz Türk Dil Kurumu Resmi Sitesinde hayatı devam ettirmek gibi sürekliliği sağlamayı içeren manalarda kullanılıyor.

Ulusumuzun, Küresel dinamikler ekseninde gelişen bir hayli çetin zamanlara sahne olduğu şu zor günler elbette BEKA meselesi olarak tanımlanabilir.

Ancak Varoluş meselesi başlı başınca mücadeleden ibaret olduğuna göre BEKÂ sorunsalı insanoğlunu bu güne kadar taşıdığı en temel yaşam kargaşası, çekişme ve çatışmalar epigenetik hafızada kayıtlı yokluk, hastalık, kıtlık, açlık ve şiddet gibi çok etkenli post travmaların Onda biriktirdiği Egosantrik bir içgüdü olarak meselenin kökenini ve BEKÂ sorunsalını meydana getiren en temel öğe kabul edilebilir.

Günümüzde olumsuz pek çok gidişata rağmen bu olumsuzlukların doğurduğu yeni arayışlar ışığında birtakım çözümler ve daha ileri anlayış ve kavramlar geliştirerek hayat yeni değerlerle buluşur. Uzun vadede bu gibi yeniliklerin yeni ve yabancı yan etkileri vuku bulur. Kısacası Çözümler yeni ahlak parametreleri ve değişim sancıları ile birlikte yeni problemlere gebedir.


B.E.K.A Projesi bu ortak insani buhran ekseninde öncelikli olarak ulusal çapta toplumsal barış ve bağların güçlendirildiği, ahlaki yozlaşmanın birkaç halkadan oluşan önlemlerle hızlı bir şekilde yavaşlatıldığı, bu arada ileriye dönük kalıcı çözümler üreterek uzun vadede tam olarak ortadan kaldırıldığı bir Ulusal Revizyonu hedeflemektedir.


Yeni bakış açılarıyla revize edilmiş üçayaklı eşgüdümsel bir vizyona sahip temel üzerinde günümüz kaynaklarıyla tasarlanabilir ve kendisine yakın hali hazırdaki proje ve uygulamaları da bünyesine katarak dinamik olarak gelişen bir “toplumsal reform hareket planı” olarak uygulanabilir niteliktedir.


İlgili tüm mecralar ve uzmanlıkların bilgi ve görüşlerine sunulmayı bekleyen her kesimden katılıma açık bir fikir fırtınasına davet niteliğinde ve çok katmanlı proje esasına dayanan bir sosyal ve bilişsel “Ulusal Vizyon” konumlandırması ve revizyonu niteliğinde çalışma-pratikleri bütünü olarak ele alınabilir.


B.E.K.A.

BİRLİK BARIŞ EMNİYET KALKANI OLACAK NİTELİKTE OLMANIN YANISIRA MODERN TÜRKİYENİN KÜRESEL STANDARTLARIN DA ÜZERİNDE ORNEK BİR MEDENİYETE IŞIK OLMASI YOLUNDA OZGÜN BİR ATILIM PROJESİ


BİRLİK BARIŞ EMNİYET EKSENİNDE KALKINMA ATILIM PROGRAMI


Ulusal Vizyon olarak formüle edildiğinde;

çok katmanlı Birçok kesimi bir araya getirenSistematik Planlama bazlı Eşgüdümlü ProaktifDoktrinlerin Vizyonlara ve Sonuç Olarak Tek bir Evrensel Vizyona göre konumlandırılmış; Uzun ve kısa vadeli takvimler biçiminde oluşturulmuşMilli ve hatta Küresel dinamikleri değiştirebilir nitelikte tasarlanmış Yeni Yönetişim Modeli Temeli olarak da kabul edilebilecek boyutta ç Çok güçlü, Sürekli Kalıcı Modern ve Dinamik bir Milli Reform Anahtarı

Niteliğinde düşünülebilir.

B.E.K.A KAMPLARI

BİLİMSEL EĞLENCE VE ETİK ETKİLEŞİM (KARMA GENÇLİK) KAMPLARI

Projenin İlk ve En Temel Ayağını

Her yaş grubunun ve eğitim seviyesinin bir arada etkileşimde bulunarak çok yönlü gelişim ve iletişime zemin oluşturacak

Aynı zamanda Okul döneminde verilen teorik eğitim ve genel etik unsurların nabzının tutulacağı


Yeni yaklaşım ve bir takım stratejilerin mevcut tablo ekseninde geliştirilebileceği Bilimsel Eğlence ve Etik Eğitim Karma Gençlik Kampları (BEKA)

(konuk öğrenciler) yatılı ve günü birlik ziyaretler (ev sahibi öğrenciler) biçiminde tasarlanabilir.


BEKA reformu kapsamında kurulacak BEKA Kampüsleri


Her kültür ve ekonomik sınıftan öğrencilerin bir araya geldiği, Birbirlerini kendi şehir ve bölgelerinde ağırlayacağıBilim, Kültür, Edebiyat, Sanat vb. pek çok unsuru ihtiva edecek,Tüm yeteneklerin ahlaki nicelik ve bilişsel nitelikle uyumlu olarak kullanılmasını özellikle işleyerek bilgi ve yeteneği ahlaki boyutları ile ele alarak harmanlayacakHer kesimden ve yaş grubundan genç nüfusun hem keyifli anılar biriktirecekleri hem de kültürler arası yakınlaşma ve Milli birlik duygularının perçinleneceği,Ekonomik şartların her kesimin tatil yapmasına, spor ve aktivitelerde bulunmasına izin vermediği şu zamanda bu tür kaynaklara ulaşamayan ve başkalaşan genç kesim için fırsat teşkil edeceği ve ekonomik sınıfların arasındaki yoksunluğun bir nebze olsun kapanarak gençlerin motivasyonunu artırabileceğiÇok uluslu ziyaretler ve etkileşimle her ulustan belirlenecek ölçüde sağlanacak katılım ile dil pratikleri ve evrensel gönül birliğinin harmanlanacağıMilli Çevresel, Etik, Güvenlik, Tasarruf ve Bilimsel Vizyon gibi hayati unsurların işlenerek Geleceğin Türkiyesi ve Dünyası hakkında Gençlerin vizyonunda önemli ve belirleyici sosyal stratejiler bütünü olarak Devlet kurumları ve STK ların temel enstrümanı olacakÇok yönlü ve ekonomik

Ana Proje unsuru niteliğinde oldukça büyük önem arz etmektedir.


Milli Eğitim Süreci Sadece Resmi Okul Süresi olarak değil kademeli süreçler biçiminde 365 gün süresince Teori ve Uygulamaların Sosyo Kültürel Etik ile harmanlanması ve her ekonomik sınıftan genci bir araya getirerek Akademik ve Kurumsal gözleme sunacağı katkılarla daha etkin bir eğitim ve sosyal reform politikası belirlenmesinde çok büyük katkılar sağlayacaktır.


BEKA Kampüsleri;


BİLİMSEL EGLEN VE ETİK ETKİLEŞİM KAMPÜSLERİ


Ulusal ve Uluslararası düzeyde kültürel entegrasyonun yanında görsel ve bilişsel pratikleri iyileştirme ve geliştirme süreci aynı anda pek çok kesimi yakınlaştıran ve ileriye dönük Akademik ve Sosyal politikaların biçimleneceği en güçlü Ulusal Gelişim Enstrümanlarından biri haline dönüşebilir.


BEKA projesinin en temel ayağı olması düşünülen BEKA KAMPÜSLERİ:

Eğitim, Etik ve Sosyo Kültürel tüm katmanları bir arada işlerken belirli bilimsel bir planlama dahilinde yapılandırıldığında;

İlim, eğlence ve tatilin harmanlandığı milli ve küresel faydaya alternatif ve kendine özgü bir pratikler sistematiği geliştirmeyi hedeflemektedir.

Böylece toplumsal ve sosyo kültürel ilerlemeyi hızlandırmayı, kültürel erozyonun ve yozlaşmanın önüne geçmeyi öngörmektedir.


Toplumsal birlik ve yakınlaşmayı daha kolay bir biçimde gerçekleştirirken; bilimsel ve bilişsel etkinliği pekiştiren ve eğitimde sunulan bilgilerin sindirilmesini ve pekişmesini hedefleyen ileriye dönük politikaların gençlere keyifli bir ortam ve iştirak ile sunulduğu çok daha etkin ve verimli

Çok açılı sonuçlar ihtiva edecek bir çözümleyici ve programlayıcı unsur olma iddiası taşımaktadır.


Çözüm dalgalarının kısa ve uzun vadeli yayılımı ile birlikte terör gibi toplumsal huzuru tehdit etmekte olan pek çok tehlikeli ve zararlı unsurun kalıcı olarak bertaraf edilmesinde büyük rol oynayabilir.


Kısaca toparlamak gerekirse;


BEKA Kampüsleri ile ilgili En Önemli Husus;

Pek çok kültürel katmandan gelen yerli ve yabancı genç yaş gruplarının girecekleri etkileşimler ekseriyetinde keyifli ve eğitsel anılar biriktirirken ileriye dönük toplumsal ve evrensel pek çok önemli sorunsalın çözüm sürecinin geliştirilmesinde önemli rol oynayabilir.


Evrensel BEKA mücadelesinde sebepleri ve sonuçları pratikte idrak edecek olan bu nesillerin ileriye dönük ulusal ve küresel politikalarda daha yüksek bir bilinç ve motivasyon içerisinde çözüm odaklı çalışmalara büyük ölçüde katkı ve yarar sağlayacakları en azından farklı bakış açıları kazanarak üretken teklif ve projelere katılım sağlayabilecekleri düşünülmektedir.


3 görüntülemeBir yorum yaz
  • oas

En son güncellendiği tarih: 27 Ara 2019

Bir gün ormanda bir yavru kurt bakmış orman kanunları beka meselesi olmuş.

Tüm sürüler dara girmiş güçsüze düşküne yan gözle sulu dişle bakmaya başlamış gitgide.




- Ben bunların hepsini bu ormani ve herkesi seviyorum. şimdi birine kurban olsam ötekileri inciticem nasıl yapsam?

En iyisi ben hiç birine tanınmadan bir kilik bulayım incitmeden kurban olayım fakat nasıl olayım? diye hayıflanmış.


Bu serzeniş Mikailin gönlüne değmiş.

Ona sokularak yaşlı bir karga kılığında yardımına sığınmış.Yaşlı bir kargaya şu taşı kaldırması için yardım istemiş Mikail yavru kurttan.


- Bir pati atıver dostum şu cevizi alayım altından.

Yavru kurt bir patide karganın gagasının önünde hazır etmiş cevizi.

Teşekkür etmiş karga hali hatirını sormuş, içini dökmüş yavrukurt.


- Peki nasıl bir kılık isterdin ona kurban ve yoldaş olacak?


Kurt derinlere dalmış...

- kendimi seviyorum. Sudaki sevimli ben gibi güler bir cehrem olsa. atik çevik zeki kendi neslimle bas edebilecek kadar güçlü ve hayat dolu olabilir ve böyle bir ömür geçirecek kadar dayanıklı olsam da neslime yakin olabilseydim; onları gözetecek kadar yükseklere çıkabilsem ve onlarla yol arkadaşı olabilseydim keşke.


- hem onunla beslenmek hem onu beslemek ebedi kankası olmak fevkalade eglenceli olurdu kim bilir...


Tam gönlüne gitmiş olacak ki Mikailin. Subhan yavru kurtun paylaştığı bu arzuyu kabul eylemiş ve kurdun duasını gönlü gibi mesut ve mert bir keçi ol o halde diyerek kabul buyurmuş.


Keçiyle Kurdu Mesul Kılmış birbirinin hatır ve hayrına…

Uyumlanın demiş Subhan

Karga izin istemiş ve ertesi sabah yavru kurt ve gönlüne yakın hissettiği her sürüden pek çok yavru kurt keçilere dönüşmüş.


O andan sonra...


Zamanla kıtlık yerini doyuma birakmis. gözlerini tok tutmayı yeniden idrak etmiş düzen ehli ve arşın adil ve eşit gelmiş herkese.


Aynı dereleri patikaları ve ormanları mesken tutmuş kurtlar ve keçiler.


Milyon dünya zamanında bu dostluk ve uyum tüm gezegen sakinlerine sunularak adilce paylaştırılmış ve kompleks varliklar birbirlerine karışarak gelişerek ve bağdaşarak bugunculerle bugunlere tasinmislar…


Bebekken dilenen çabalayan biz bugüncüler belki bozgunculuktayiz da gafiliz bu durumdan. Belki de kendilerimizi boynuzluyor bozuyoruzdur.


Kahır olmadan Var olmaz...? Doyacağımız kadar yersek paylaşmış oluruz daha çok mutlu ve tok geçinir gideriz demişler ve kimse sözlerinden dönmemiş.

Yavru kurt o sabah açıklamış tüm dostlarına ve keçilere o gece başından geçenleri anlatmış ve af dilenmiş. Hepsi hakkini helal etmiş ve ona sukranlarini sunmuşlar.


Hep bir ağızdan mee lemiş mehelemişler ve Sübhandan kardeşleri kurtların ve tüm orman ehlinin kurbanı ve yoldaşı eğlendikleri ve rizalarina razı olduğu için şükranlarini ve dualarını sunmuşlar Tanrıya. Dualar tebrikler gün batana kadar butun dünyaya yayilmis. Coşkuyla karşılanmış Orman.


Kurtlar da Dolunay altında uluyarak tüm sürüleri müjdeledikten sonra Subhandan kardeşleri keçilerden razı olsun diye kendilerinden de razı olsun dersimiz gazamız daim günahlarımız af olsun diyerek şükran ve rızaları dile gelmiş tövbeler dilenmiş ve yeni ahidlerini sunmuşlar kabulüne.


O an rızkı özümsemiş dünya ehli.


O günden sonra bu dualar yankılandıkça dolunayda ve gün batınlarında.. ağaçlar kah ürpermiş kah dans etmiş, selam seda ve sevdayla anmışlar o kurdu.


İşte Sevda böyle duman olmuş inmiş… keçi kurda kurt keçiye dua ederken.. hüznün hazza sarılmış hal ikizi doğmuş. adını sevda ile tutku koymuş bir sürü.

bir sürü acıdıkça haline, acıyı tartmış karsiliginda minnet ve rıza koymuş ikisinin dersini.


Bir keçi daha iyisini yaparız demiş. umutla emek ismini vermiş onlara. sevmeye ve çabalamaya meelemiş…


- Meseleyi mesele etmezsen meseleler büyüyebilir. olumlu büyüsün o zaman demiş temkin ve bilge koymuş isimlerini bu kutsal ikiz dersin..


Tepkilerine hakem olmuş başka bir sürü can ile canan Demiş sevdanın böldüğü benlik sevgisine...


Su birikintilerinde, ağaçlarda kendini sürülerine ve hayata feda eden ve varlığına veda eden artiz bir keçi.. Ona kimseyi incitmeden Subhana sığınarak donusmeyı hayal eden Subhandan dileyen bu masum kurt yavrusunun hikayesi dolanır durur hala dünya dillerinde…


ay vakitleri ve gunbatinda da her nefes anar onun vazgecişi ve teslimiyetini..

Subhana yakinlasir gonuller birbirine bağlanır o özel vakitlerde .



3 görüntülemeBir yorum yaz